13 Eylül 2009 Pazar

Bir Umut Heyeti Sel Felaketi Yaşayan Bölgelerde İnceleme Yaptı

Birumut heyeti bugün selin İstanbul'da yaptığı tahribatı yerinde görmek, mağdurların bugüne kadar görüşemedikleriyle görüşmek üzere sel bölgelerinde bir inceleme gezisi yaptı. Silivri kent merkezinde başlayan gezi, Ziya Gökalp Mahallesi Hamamdere mevkii'nde bitti.
Silivri kent merkezinde evlerde çamur boşaltma faaliyetleri sürüyor. Özellikle kentin E-5 kuzeyindeki gelişme alanını ve devamındaki dere yatağının kıyısındaki bölgeyi etkileyen selin izleri sokaklarda, duvarlarda hala daha görülebiliyor. Silivri'den sonra Selimpaşa'ya giden bir umut heyeti mağdurlarla görüşme gerçekleştirdi. Silivri'de diğer bölgelerde olduğu kadar acil yardım ihtiyacının olmadığı, bununda daha çok selin etkilediği insanların sosyo-ekonomik durumundan kaynaklandığı tespit edildi. Bölgede 10 aile için acil eşya yardımına ihtiyaç olduğu tespit edildi. Diğer ailelerin giysi, battaniye v.b sorunları çok yaşamadığı, ancak evlerindeki "Birumut'un" doğrudan çözemeyeceği sorunların da sürdüğü gözlendi. İleriki süreçte mağduriyetlerinin giderilmesi için hukuk dayanışmasını sürdürmek üzere konuşuldu ve bölgeden ayrılındı. Ardından Çatalca'ya geçen Birumut heyeti selden en çok etkilenmiş olan Çakıl, Gökçeali Köyleri ve Çatalca İlçe merkezini ziyaret etti. Çatalca'da sınırlı sayıda konut alanının yanı sıra en yoğun tahribatın tarım alanlarında olduğu, konutları zarar görenlerin acil ihtiyaçlarının da karşılandığı görüldü. Heyetimiz Çatalca'nın ardından Esenyurt ve Başakşehir ilçelerini ziyaret etti.
Sel bölgelerinde gezi yapılırken aynıu zamanda Birumutçular İkitelli-Atatürk Mahallesi ve Halkalı -Gümrük bölgelerinde acil yardım malzemelerini dağıtmayı sürdürdüler.
Acil yardım malzemesi olarak acil giyecek ihtiyacı azalırken
-Kışlık ayakkabı
-Bebek bezi ve maması
-Yorgan,döşek,battaniye
-Okullar açılmadan önce okul malzemeleri
-Ev eşyası (koltuk,kanape, halı,kilim v.b mutfak eşyaları, tüp v.s)
-Potansiyel sağlık sorunları için özellikle halk sağlığı alanında gönüllü desteği
-Eşyaları taşımak ve diğer akut ihtiyaçlar için nakit desteği ihtiyaçları sürüyor.


Çatalca'dan sele neden olan sebeplerden küçük bir görüntü. Sel sularının "ıslah edilmiş !" dere yatağından akmasını beklemişler..

Selimpaşa'dan selin etkileri ve sel mağdurlarıyla görüşme...

Silivri Kent Merkezinden Selin Kalıntıları

12 Eylül 2009 Cumartesi

Selzedelerle Dayanışma Sürüyor

Selzedelerle dayanışma çalışması kapsamında bugün Ayazma'da 38, Esenyurt'ta ailenin acil giysi, yatak v.b ihityaçları karşılandı. İkitelli Atatürk Mahallesi'ndeki 28 ailenin paketleri hazırlandı, yarın ihtiyaç sahiplerine teslim edilecek. Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nin üyeleri içerisinde topladığı yardımları da yönlendirdiği dayanışma malzemeleri dernek merkezlerinde toplanmaya devam ediyor
Dayanışmaya duyarlı dostlarımızca çevrelerinden toplanan eşyalar alınıyor. Eşyalar dernek merkezlerine taşınıyor. Eşyalar dernek merkezlerinde daha önce hazırlanmış olan ihtiyaç listelerine göre tasnif ediliyor.

11 Eylül 2009 Cuma

sel mağdurlarıyla hukuksal dayanışma

Sel Mağdurlarının Acilen Hukuki Süreçler Bakımından Dikkat Etmesi Gereken Hususlar…Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir.
Sel baskını sonrasında İstanbul ve Trakya’nın pek çok yerlerinde ciddi can ve mal kayıpları meydana geldi. Zararların giderimi ve hukuksal hakların korunması için ilk elde yapılması gerekenler aşağıda kısaca açıklanmıştır:

1- Öncelikle, zararı ileride daha kolay ispatlamak için suları temizlemeden önce olay yerinin çok sayıda fotoğrafını çekin.

2- Belediyelerden ve Bayındırlık Müdürlüklerinden gelen Hasar Tespit Komisyonlarına yaşanılan hasarın tümünü eksiksiz bir biçimde rapor ettirmek selzedenin önemle üstünde durması gereken noktadır. ( Şayet itfaiye müdahalesi varsa; İtfaiye’ye vinizin/dükkanınızın/aracınızın zarar gördüğüne dair rapor tutturun. Normalde itfaiye, müdahale ettiği her olayla ilgili tutanak tutmak zorundadır ve bu tutanak ilk elden delil niteliğindedir.) Şayet bu durum sizi tespit bakımından tatmin etmiyorsa Sulh Hukuk Mahkemesine başvurmanız gerekir.

3- Belediye/Valilik tarafından kurulacak tespit komisyonu tarafından yapılacak hasar tespit çalışmalarında zararınızın mutlaka rapora ayrıntılı olarak geçmesini sağlayın. Selde sürüklenerek kaybolan eşyalarınızın listesini ve tahmini değerlerini de yapılacak tüm tespitlerde dosyaya sunun. İlk anda çektiğiniz fotoğrafların da birer örneklerini yine dosyaya sunmanız gerekmektedir.

4- Evden çıkarttığınız eşyalarınızın durumunu, kullanılmaz durumda olup olmadığını mutlaka rapora geçirtin. Sel durumunda mutfak malzemeleri dahil tüm eşyalar (kimyasal maddeler de karıştığından) temizlenerek kullanılamayacak hale gelmektedir. Bu nedenle eşyalarınızın kullanılamaz hale geldiğini tutanağa geçirtin. Tutanakta eksiklik olduğunu düşünüyorsanız tutanağı imzalarken “Eksik inceleme yapılmıştır” diyerek imzalayın.

7- Size yapılacak maddi ödemeler ve teslimlerde sadece teslim aldığınız bilgisi yer almasına dikkat edin.

Hasar tespit çalışmaları tamamlandıktan sonra, bizzat kuracağımız bürolara başvurarak devamında yapılacak işlemlere dair bilgi alabilirsiniz.

10 Eylül 2009 Perşembe

selzedelerle dayanışma çalışmalarımız sürüyor

Bugün Minübüste kapalı kalarak boğulan 7 emekçi kardeşimizden dördünün, Ayazmada evinin civarında hayvanlarını toplamaya çalışırken sele kapılan kardeşimizin ve sel başladıktan sonra evinden işyerine bodrumdaki araçları çıkarmak için işverenince çağrılan ve bodrumda boğulan emekçi kardeşimizin Sefaköy inönü Mahallesi, Ayazma ve Kanarya da ailelerini ziyaret ettik ve cenaze törenlerine katıldık.
Kartal Birumutta toplanmış eşyaları birumut gönüllüleri Esenyurt Devlet Hastanesinin arkasında selden zarar görmüş 200 ailenin bulunduğu mahalleye ulaştırdı. Mahallede bulunan diğer gönüllülerke beraber faaliyetleri sürmekte.
Taksim Birumutta toplanan eşyalar tasnif edilerek, Şirinevler Birumuta nakledildi.
Şirinevler Birumuttaki gönüllüler, daha önce giderek tespit ettikleri selden etkilenmiş Ayazmada 40 aile ve İkitelli de ki 40 aile ye eşya yardımını ulaştırdılar.
Ayazma da çadır kuruldu. Yemek ve oturmak için. Evleri zarar görenler akrabalarında kalmakta şimdilik. Çadır daha çok gündüz oturma, yemek yeme, çay içme alanı olarak işlev görmekte.
İhtiyaçlar ve yapılacak işler:
1- Hasar tespitlerinin yetkililer tarafından ayrıntıyla yapılmasının sağlanması ve hasar bilgilerini selzedelerin beyan etmesini sağlamak sonraki hak- hukuk süreçleri bakımından önemli.
2- Şantiye çadırı ihtiyacımız devam etmekte. (Birden fazla..)
3- Giyecek- yiyecek v.d. ihtiyaç konusunda aşağıdaki telefonlardan ayrıntılı bilgi almak mümkündür.
4- Tespit edebildiğimiz yerler, Ayazma-40 aile, ikitelli Atatürk Mahallesi- 40 aile, Mahbutbey Sanayi Mahallesi tespit çalışması yapılacak, Esenyurt Devlet Hastahanesi mevki-200 aile biçimindedir.
5- silivri-Selimpaşa-çatalca-Saray bölgeleriyle haberleşmeye çalışıyoruz. Pazar gününe çeşitli talepleride dikkate alarak bir heyetimiz bölgeye gidecektir.
Özgür:0536.338.40.76
Başaran:0537.932.42.06
Utkan:0535.213.58.03
Taksim birumut:0212.245 09 02 Kartal Birumut : 0216.488.02.04 Şirinevler :0212.652.95.00

9 Eylül 2009 Çarşamba

Sel felaketinden etkilenen mağdurlarla dayanışmamız sürüyor..

8-Eylül de Silivri, Çatalca, Saray ilçeleri ve köylerinde, 9-Eylül de İkitelli- Halkalı-sefaköy- Esenyurt ta felakete dönüşen sel mağdurlarıyla dayanışma çalışmalarımız sürmekte.Yağışlarla birlikte benzer felaket haberlerini duymaya devam edeceğiz gibi görünmekte.
Yapılan çalışmalar ve ihtiyaçlara dair son durum;
* Ayazmada yemek organizasyonu için çadır kuruldu.
* Çadır ihtiyacı için haberler gelmeye devam etmekte.Özellikle büyük şantiye çadırları hibe alabileceğimiz inşaat firmaları ve çadır imalatçıları ilişkilerine ihtiyaç var.
* Selin evlerindeki eşyaları kullanılamaz hale getirdiği insanlar için giyim eşyası ve ev eşyası ihtiyaçları devam etmekte.
* Resmi kurumlar hasar tespiti ve çeşitli acil ihtiyaçlar konusunda çalışma sürdürmekteler. Mağdurlar, hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla ilişki kurmamıza yarayabilecek bilgilere acilen ihtiyaç var.
* Bölgeye dönük 'hak-hukuk' meseleleri için heyet oluşturarak dayanışmada bulunma çalışmalarımız devam edecek.
Hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilerken, 1 günlük yağmurun felakete dönüşmesine neden olanların yakalarında olacak ellerimiz.Dayanışmamızı da, adalet mücadelesini de her düzeyde sürdüreceğiz.

19 Ağustos 2009 Çarşamba

3.PARTİ ZEYTİN DERNEK MERKEZLERİMİZE GELDİ..
















Bursa Orhangazi'den getirdiğimiz zeytinin üçüncüsü 12 Ağustos 09 Çarşamba günü geldi..Bursa’nın Orhangazi ilçesinden getirdiğimiz zeytinler 2 kiloluk bidonlarda içerisinde hiçbir kimyasal katkı maddesi olmadan mutfaklarımıza giriyor.Üreticiden tüketiciye gıda dayanışması ağına dahil olmak ve zeytin almak isterseniz birumut dernek merkezlerimizle irtibata geçiniz.2 kiloluk bidonlarda paketlenmiş zeytinin kutusu 15 tl’dir.Tel:0212 652 95 00- 0212 245 09 02- 0216 488 02 04

18 Ağustos 2009 Salı

BİRUMUT YAZ KAMPI GEÇMİŞ HAFTA RESİMLERİ



YAZ KAMPINA DAİR BİLGİLENDİRME...


Dinlenmek, eğlenmek emekçinin de hakkıdır düşüncesiyle yola çıkarak ikincisini düzenlediğimiz BirUmut yaz kampı , okulların kapanmasını izleyen günlerde 30 haziranda başladı.....6 EYLÜL 09 PAZAR GÜNÜ BİTİYOR...
Bu yıl da Tekirdağ’a bağlı Yenice’de kamp kurduk. Kampa Esenler Otogar’ından Tekirdağ yönüne hareket eden tüm araçlarla veya Silivri’den aktarmalı olarak günün istediğiniz saatinde ulaşılabilirsiniz. Ulaşımın kolaylığı sayesinde ulaşım sorunu yaşamıyoruz...

Yaz boyunca sürdürmeyi hedeflediğimiz kampımızda, yeme-içme organizasyonunu kampta dönüşümlü olarak görevlendireceğimiz arkadaşlarımızın koordinasyonuyla birlikte yapacağız. Yanımızda ne yemek götürsek, ne yapsak tasasına düşmeyeceğiz, tencereleri birlikte kaynatacağız...

Ağaçların gölgesine kurulu çadırımız, aynı zamanda denize nazır olduğundan hem yeşili hem maviyi izleyerek zihnimizi dinlendirmemiz ve dilediğimiz an gölgeyle, dilediğimiz an güneşle ve denizle kucaklaşabilmemiz mümkün olacak...

Büyük şehrin sıkıntılarından uzaklaşacağız, ama nimetlerinden asgari ölçüde yararlanacağız. Kamp alanlarının büyük problemlerinden olan elektriksizlik, susuzluk ve tuvaletsizlik bizim açımızdan sorun olmayacak. Elektrik, su ve tuvalet nedeniyle mağduriyet yaşamayacağız...

Yer kirası, çadır alımı ve yeme-içme organizasyonunu sağlamanın asgari maliyeti olarak görünen 50 TL’yi kampa katılacak arkadaşlarımızdan bir seferlik olmak üzere talep ediyoruz. Elbette çocuklarımızdan ücret almıyoruz...

BirUmut üyesi arkadaşlarımızın aileleriyle birlikte de gönül rahatlığıyla katılabilecekleri kamp için derneklerimize uğrayarak, telefonla arayarak ya da mail atarak ayrıntılı bilgi alabilir, kayıt yaptırabilirsiniz...


Ekteki fotoğraflarda kamp yerini ve geçen haftalara ait kareleri görebilirsini

Bir umut 2. geleneksel yaz kampı devam ediyor.


Bir Umut Derneği’nden garibanlara yaz kampı

Merkezi İstanbul’da bulunan 1Umut Derneği, ekonomik sorunlar nedeniyle tatil yapma şansı bulamanayanlara bu olanağı sunmayı sürdürüyor

--------------------------------------------------------------------------------
10 Ağustos 2009 18:29


--------------------------------------------------------------------------------



4 Temmuz- 30 Ağustos tarihleri arasında bir kereye mahsus olmak üzere ve sadece 50 TL karşılığı yeme içme, barınma dahil İmece usulü Tekirdağ Yenice Barış Kamping’te yaz kampı tatili yaptırıyor.

50 TL’YE TATİL

Alınan bilgilere göre, kampa katılmak isteyenler, ulaşımı kendileri sağladıktan sonra (İstanbul’dan minibüs ve otobüsler var) bir defa 50 TL ödüyor. Bu arada yatacak yataklarını da kendileri getiriyor. Kamp işleri (masraf değil) günlük temizlik, yemek, kap kacak yıkaması vs imece usulü yapılarak toplu yaşama ve dayanışma güdülerini geliştiriyor. 9 yaşın altındaki çocuklar para ödemiyor.

AMBLEMLERİ KARGA

Birlikte 1Umut Derneği Kampı’nı ziyaret eden ÇYDD üyesi eczacı Celal Özel, izlenimlerini şöyle anlattı; "Sabahın ilk ışıklarıyla kentin sokaklarına çıktığınızda, iki tür canlı görürsünüz; biri, işlerine gitmeye çabalayan ya da çalışan işçiler, diğeri ise kargalardır. Çoklukları ve halleri birbirine pek benzer. Yok sayılmak, 'kaderleriymiş' gibidir. Böylece adını 1Umut koyan dernek, amblem olarak da KARGA yı seçmiştir. En belirgin sloganı 'Vicdan sahiplerini kendisi olmaya ve dayanışmaya çağırıyoruz' ile de amacını ortaya koymuştur.

HERKES TATİL YAPMALI

Bu düşünce ile yaz geldiğinde benim de tatil yapma hakkım var diyen işçiler, işsizler, öğrenciler ve tüm dayanışma ruhu içersindeki insanlar için geleneksel olan 1 Umut Yaz Kampı’nın ikincisini de 30 haziran-30 Ağustos tarihleri arasında Tekirdağ Yenice'de bulunan Barış Kamping'de başlatılmıştır. Bu heyecanı hissetmek, yaşamak ve dayanışma adına Büyükçekmece ÇYDD, Küçükçekmece ÇYDD ve Küçükçekmece Sinoplular Derneği olarak kampı ziyaret ettik. Uykusuz ama umut dolu sohbetlerin gerçekleştirildiği, bitmesin dediğimiz gecenin sonunda sabahın ilk ışıkları ile sakin, durgun Marmara Denizi’nde serinledik. İmece olarak hazırlanan kahvaltının ardından yola çıktık. Kısa ama çok önemli anların paylaşıldığı, dostlukların pekiştiği güzel bir etkinlik olarak tadı damağımızda kaldı. Tüm evrensel düşünen çağdaş dostlarımıza da öneriyorum. Son olarak ezilenin, adaletsizliğe uğrayanın yanında olmak, insan doğa ilişkisinde dengeyi savunmak, cinsiyetçi olmamak, mağdurlar arası dayanışma ağları kurmak için, haydi 1Umut kampına diyorum."

UYGUR EROL / KENT YAŞAM GAZETESİ

16 Ağustos 2009 Pazar

ÇDP itiraz dilekçeleri verildi


İstanbul Çevre Düzeni Planı için hazırlanan itiraz dilekçeleri Büyükşehir Belediyesinin ilgili birimine verildi. Pendik, Beykoz,Sarıyer, Küçükçekmece ilçelerinden toplanan itiraz dilekçeleri 12-13-14 Ağustos günleri belediyeye verildi.

Alternatif Sulukule Projesi TOKİ'den Önce Sulukulelilerle paylaşıldı


 TOKİ'nin Talebi üzerine Temmuz ayında yapılan görüşme sonucu oluşturulan taslak proje, TOKİ görüşmesi öncesi mahalleliyle paylaşıldı. TOKİ ile Sulukule Yenileme Alanına dair yaklaşım ortaklığı oluşması durumunda projenin bütün aşamalarının birlikte sürdürüleceği ancak yaklaşımın henüz belli olmadığı bu durumda projenin oluşma süreci ve öncelikleri proje muhataplarıyla paylaşıldı.

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Haber- İş Sendikası üyesi işçilerin delege seçimlerinde demokrasi talebiyle ilgili görüşme

Telekom greviyle dolayısıyla adını daha fazla duyduğumuz Haber- İş Sendikasına üye işçi kardeşlerimiz Birumutu ziyaret ettiler. Ziyaretlerinin amacı, sendikalarının genel kurul delegelik seçimlerinde Sendika Yöneticilerinin 'yıllardır sahip oldukları iktidarlarını korumak' amacıyla, işçilerin delege adayı olamalrını engelleyen tutumlarına dair hak arayışlarıydı.
Birumut heyeti, işçinin kendi örgütlenmesinde 'seçme- seçilme' hakkını memlekete örnek olacak bir 'demokrasi teşvikiyle' yaşaması gerektiğine inanarak hakları ve hukuklarına duyarlılık göstermeye çalıştı.
Meselenin esası ise şöyle;
Sendika yönetimleri delege başvurularını almak için işyerlerindeki panolara ilan asma yoluyla duyuru yapmaktalar. Bu durumuda sendika yöneticileri tutanakla belgelerse yasal olarak usülü yerine getirmiş oluyorlar. Daha demokratik işleyiş savunan sendikalar bu haber verme biçimini daha yaygın- etkin kılarak ve adayın mazereti varsa seçime kadar başvuru kabul ederek yapıyor. İktidarını korumak isteyen ise planını mümkünse duyurmadan kendi taraftarlarının aday olmasını sağlayarak yapıyor.Sendika Yönetiminin bu tür tutumunu önceden kestirebilenler, çeşitli yasal tedbirlerle önlem alabiliyorlar. Buda organizasyon işi. ve maliyetli.Ziyaret eden kardeşlerimiz 'yeni yaşanmış grev arkadaşlığına' güvenerek önlem almayı ihmal etmişler.Öyleki, işyeri temsilcisinin bile ilandan haberi olmamış.

13 Ağustos 2009 Perşembe

Beykoz ve Sarıyer'de Mahalle dernek temsilcilerinin katıldığı toplantılar yapıldı



Beykoz'da İstanbul ÇDP ile getirilen uygulamaların tartışıldığı (4 mahalle kentsel yeşil ve spor alanına ayrılırken Rivanın yerleşime açılması, özel ormanlarda yapılaşmaya sınırlama getirilmemesi gibi meselelerin konuşulduğu) toplantı yapıldı. Toplantıya dernek temsilcilerinin yanı sıra muhtarlar da katıldı. 14.08.09 tarihinde İBB ye verilmek üzere itiraz dilekçesi taslağı hazırlandı.
Sarıyer'deki mahalle dernekleriyle önümüzdeki dönem programının oluşumu için yapılması gerekenlerin yanı sıra ÇDP'nin, Ecr-i misillerin, Tapu tahsis iptal sorunlarının konuşulduğu toplantı yapıldı.

11 Ağustos 2009 Salı

Kartal yakacık ve Pendik Aydos'ta (Ertuğrulgazi-Sülüntepe) ÇDP için bilgilendirme toplantısı yapıldı


Kartal ilçesi Yakacık Mahallesinde mahalle derneği yöneticilerinin katılımıyla ve Pendik Aydos'ta Ertuğrulgazi, Sülüntepe mahallesi sakinleri ve muhtarlarının katılımıyla ÇDP bilgilendirme toplantısı yapıldı. Özellikle Aydos'un ÇDP'de teknopark ilanına karşı mahalleli itiraz dilekçesi topluyor. Kartal toplantısı sadece mahalle derneği yöneticileri ile iken Pendik'te Saz Düğün Salonu'nu dolduran bir topluluk vardı. Mahalleli 13.08.09 perşembe günü topluca itiraz dilekçesi verecek.

8 Ağustos 2009 Cumartesi

ÇDP İtiraz dilekçesi taslağı

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA

İSTANBUL


Kurumunuza bağlı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Şehir Planlama Müdürlüğü tarafından hazırlanan 13.02.2009 tarihinde İsatanbul Büyükşehir Belediyesi Belediye Meclisi’nce kabul edilen 17.07.2009 tarihinde askıya çıkarılan 1/100000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planına ilişkin değerlendirmemiz sonucunda; aşağıda, yasadışılığı ve sakıncaları ayrı ayrı ele alınarak değerlendirilmiş olan 1/100.000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planı’na itiraz ediyor ve itirazlarımız doğrultusunda gerekli değişikliklerin yapılmasını talep ediyoruz.
İstanbul Çevre Düzeni Plan Açıklama Raporu’nda Planlamaya yön veren ilkeler olarak:
• “Ekonomi-ekoloji çatışmasına toplumsal boyutun da katılarak, sürdürülebilirlik açısından dengenin kurulabilmesi için nüfus artış hızını düşürmek ve doğal eşikler göz önünde bulundurularak nüfusu sınırlı bir büyüklükte tutmak,
• Başta turizm olmak üzere tarihi değerlere ve sanatsal etkinliklere dayalı kültürel faaliyetleri; uluslararası diplomasiye, kongre ve turizme yönelik dış bağlantıları; finans hareketlerine açık ve nitelikli hizmet sunumuna yönelik girişimleri; eğitim ve ileri teknoloji atılımlarını İstanbul için öncelikli işlevler olarak öngörmek,
• Tanımlanan vizyon bileşenleri dışında kalan faaliyetlerden İstanbul’u olabildiğince arındırmak; başta sanayi olmak üzere diğer sektörlerde de ekonomik verimliliğini kaybeden, olumsuz dış ekonomiler oluşturan ve toplumsal maliyetleri arttıran, çevre kirliliğine neden olan ve kentsel hizmetler ile toplumsal yaşam üzerinde baskı oluşturan tesis ve faaliyetleri karşılaştırmalı avantajlar sağlayan alternatif düzenli yerleşimlere yönlendirmektir.”
açıklanmaktadır. Bu ilkeler doğrultusunda planlama sürecinin işlediği iddia edilmektedir. Ancak bu ilkeler kentin halihazırdaki durumu, bu durumu yaşayan kentliler gözetilmeden belirlenmiştir. Aynı zamanda plan çeşitli kararlarıyla ilkelerle çelişen kararlar içermektedir. Şöyle ki bir yandan ekolojik değerlerin korunduğu, afet risklerinin azaltılıdığı iddia edilirken diğer taraftan afet riski açısından yüksek riskli alanlar (Silivri ve yakın çevresi) yapılaşmaya açılmış; diğer taraftan ekolojik değerleri, su havzalarını, havza koruma kuşaklarını koruduğu iddia edilen plan içerisinde Özellikle Büyükçekmece ve Küçükçekmece İlçelerinin arasında Kuzeyde Hadımköy yeni bir kentsel merkez olarak tanımlanmıştır. Bu alanda yerleşime açılan yeni alanlar ve getirilen yeni işlevler su havzalarının sürdürülebilirliğini tehtid edecek biçimde konumlandırılmıştır. Bir yandan Kıyıları ve doğal değerleri koruduğu iddia edilen bir yaklaşımla yaşadığımız yer (Küçükçekmece Fatih Mahallesi İç-Dış Kumsal Bölgesi) günübirlik turizm alanı ilan edilmekte diğer taraftan henüz yapı yoğunluğu açısından su havzalarını tehtid düzeyi alt seviyede olan ve gelişmesi kontrol altında tutulması gereken alanlar yerleşime açılmaktadır. Özellikle Sazlıdere Barajının güneyinde bu durum iyice ortaya çaıkmaktadır. Söz konusu alanda yakın mesafeli koruma kuşağı bile gözardı edilerek yerleşime açılmıştır.
Planlamanın kentin ekolojik değerlerini gözardı eden bir başka yaklaşımı da kentsel gelişmenin özellikle Batıya kaydırıldığı alanlardan izlenebilir. Bu alanlarda bir kısmında tarımsal faaliyet süren alanlar yerleşime açılmıştır. Bu durum plan açıklama raporunda “batıdaki yeni gelişme alanlarında mutlak korunması gerekli tarım topraklarının sınırlı kullanılması söz konusu olmuştur. (sayfa:617) ” biçiminde açıklanmaya hatta savunulmaya çalışılmıştır. Bir diğer çelişkili yaklaşım da Küçükçekmece Gölü kuzeyinde olduğu gibi İstanbul genelinde yerleşime açılan alanların kentin kuzeyinde yoğunlaşmasıdır.
Yukarıda alıntı yapılan ilkeler doğrultusunda plan değerlendirildiğinde ekolojik-Ekonomik sürdürlebilirliğin sağlanmadığı görülmektedir. Bu durumda plan öncelikli olarak “Küresel sermaye hareketlerine göre şekillenmiş ve bu hareketler için engel olarak görülen olumlu-olumsuz bütün yönlerin üçüncü maddede açıklandığı gibi İstanbul’dan uzaklaştırıldığı” şeklinde özetleyebileceğimiz bir yaklaşıma sahiptir. Görüleceği üzere, İstanbul planlamasının temel hedefi kentli değil, yatırımcıdır.
İstanbul planlamasının temel hedefi, öncelikte, “İnsanca yaşanabilecek bir kent yaratabilmek” olmalıdır. Bu önemlidir. Çünkü, iki hedef arasındaki öncelik farkı, ortaya çıkacak plan kararlarının da belirleyicisi olacaktır. Şu anda ortaya çıkan plan, kenti her ne pahasına olursa olsun pazarlamak, yerli ve yabancı sermayenin hizmetine ve kullanımına sunmak hedefinin damgasını taşımaktadır. Bu planla kent bir yatırım alanına dönüştürülmüştür. Bu işlem sırasında kentteki sosyal değerler plan yaklaşımı içerisinde yalnızca çekilmesi hedeflenen sermaye gruplarının ihityaçlarına uyum göstermesi amaçlanarak dikkate alınmış, bu doğrultudas kentin gelişimi bile hedeflenmemiş, kentte işsizlik oranları ortadayken, dışardan gelecek “üst düzey işgücünün” talepleri bile dikkate alınmıştır. Henüz kentte yaşamayan, yaşayacağı varsayılan insanların ihtiyaçlarını düşünen plan burada uzun yıllardan beri yaşayan, komşuluk oluşturan kişisel ve toplumsal tarihe sahip olan bizleri yoksaymıştır. Plan mevcut haliyle kenti küresel sermaye akışları için açık serbest bölge haline getirmekte, kentte yaşayanlar içinse sınırlanma, engellenme, “gerekirse tasfiye” öngörmektedir.
Yerleşim alanımızın yakınlarında Avcılar alt merkez olarak tanımlanırken Esenyurt-Beylikdüzü ikinci derece merkez olarak tanımlanmış, Hadımköy ise ad konulmadan merkez fonksiyonlarıyla donatılmıştır. Bu durumda kaybedilmiş gözüyle bakılan Küçükçekmece Gölü’ne Büyükçekmece Gölü ve Sazlıdere Baraj Gölü’nün eklenmesinden başka sonuçla karşılaşmamız mümkün olmayacaktır. Küçükçekmece Gölü için koruma kuşakları geliştirilmemesi, gölün sulak alan olarak geri kazanılması iddiasından vazgeçildiğinin bir başka ispatıdır. Göldeki kirliliğin sebepleri ve tarihi mahallemizin tarihi ile karşılaştırmalı olarak incelendiğinde gölün kaybınının nedenleri daha iyi anlaşılacaktır. Plan Küçükçekmece Gölünün korunması ve yeniden kazanılması yaklaşımına sahip değilken, diğer taraftan kıyıların kazanılması adına bizlerin yaşadığımız alanlar boşaltılmaya çalışılmaktadır. Bu alanlar korunmayaca, geri kazanılmayacaksa bizler burdan uzaklaştırıldığımızda buralarda ne tür işlevlerin kimler için geliştirileceği tarafımızdan anlaşılmamıştır.
Yukarıda saydığımız taleplerimiz doğrultusunda İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda, Plan uygulama Hükümlerinde gerekli değişikliklerin yapılmasını, tamamı günübirlik turizm alanında gösterilen İç-Dış Kumsal Bölgesi için alandaki konutların tamamının yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesine sahip olduğu da dikkate alınarak müktesep haklarımızı da koruyacak bir yaklaşımla, konut-turizm fonksiyonu dengesinin yeniden düzenlenmesini, konutlarımızın yenilenmesi ve güçlendirilmesini sağlayacak plan kararlarının geliştirilmesini talep ediyorum